InternationalM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
InternationalM etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Gaudi'nin eşsiz mimarisi ...

Barselona’nın en ünlü mimari eserlerinin sahibi Gaudi, Art Nouveau akımının öncüsü olan ünlü bir Katalan mimardır. Fransız mimar Eugene Viollet-le-Duc ve “süsleme, mimarinin kaynağıdır” diyen İngiliz düşünür John Ruskin’in fikirlerinden etkilendiği söylenir. İyi ki de etkilenmiş 19. yüzyılın baskın tarihi stillerinin ötesine geçerek, kendi estetiğini yaratmış.

Sizlerle bazı eserlerini paylaşıyorum. Aynı fikirde olacağınıza eminim ;)

Flamenko ve Sangria eşliğinde ilk Barcelona Gecemiz ...

Bence dans ve müzik  kendini, duygularını ifade etmenin büyüleyici yolları arasında. Dolasıyla Barcelona'ya gelip de İspanyolların muhteşem gitar sololarını dinlemeden ve Flamenko Dansı izlemeden dönmem deyip, araştırma yaptım. Birkaç alternatif  yer buldum. İçlerinden Palau Dalmases'i tercih ettim. Barcelona'ya gittiğimiz günün akşamı için internetten biletlerimizi aldım. Bu tip konularda  konuyu şansa bırakmak hoşuma gitmez. Aşırı talepten yer kalmaz, farklı bir şey olur, gerilirim. Hiçç kasılmaya gerek yok ;)

I Amsterdam :)

Geçen hafta bir anda geliştirdiğim 4 günlük bir organizasyonumda ilk durak Brüksel, sonrasında Rotterdam&Amsterdam ve kapanış güzergahı olarak da Köln&Düsseldorf 'u ziyaret edip İstanbul'a dönüş yaptım. Dönüşü sadece bedenen yaptığım net, buraya yeni ışınlanmış bir uzaylı gibi algılıyorum etrafı :) Hepinizin aşina olduğu bir durumdayım; tatil sonrası sendromu ...
 
I AMSTERDAM ;)

Kukla Tiyatromuz " Don Giovanni"yi Sunar !

Ortaokul dönemimde İzcilik haricinde en keyif aldığım hobilerimden biri kukla oynatmaktı. Dolasıyla bir yerlerde kukla yapıyorlar, oynatıyorlar dendiğinde beni orada görmeniz gayet doğal :)

Prag sokaklarında gezerken de farklı özelliklerde, birbirinden güzel birçok kuklanın sergilendiği, satıldığı mağazalara rastlayınca, benim için büyülü ortama kendimi kaptırdım. Bu konuda çok başarılılar. Evde kendi uğraşınızla yapabilmeniz  için parçalara ayrılmış olanlarını bile bulabilirsiniz. Ham olarak yapılmış olanlarından alıp, kuklanızı kendi zevkinize göre boyayabilir, giydirebilirsiniz de.

Charles (Karl) Köprüsü ve Heykelleri ...


Vltava nehri üzerine inşaa edilmiş, birçok filme, klibe ev sahipliği yapmış bu köprü özellikle turistlerin görmeden gitmedikleri yapılar arasında. James Bond filmlerinden burayı hatırlayacaksınız ;)

İkinci Dünya Savaşı gibi bir savaştan da hiçbir çizik almadan, sağ sağlim çıkmış bu köprüye bakıyorsunuz. Bu konuda Hitlerin hassas davrandığına inananlardanım.

Kemik Kilise'nin Gizemi ..

Sizleri Çek Cumhuriyeti’nde iç dekorasyonu sadece insan kemiklerinden yapılmış bir kiliseyi gezmeye, Kutna Hora’ya götüreceğim.


Öncelikle Kutna Hora hakkında kısa bir bilgi vermek istiyorum. Bu küçük şirin kasabanın hikayesi 1276 yılında Anton adında bir keşişin bölgede gümüş madeni yatakları bulmasıyla başlıyor. Gümüş ile gelen zenginlik, kasabanın kurulmasına ve anıtsal yapılara yansımasına sebep oluyor. Halen Ortaçağ ve Barok mimarisine ait birçok eser korunuyor ve bu sebeple Aralık 1995'te UNESCO tarafından Dünya Miras Listesi'ne alınmıştır.  

Kutna Hora Sokaklarından Bir Kare ..

İskelet Çanı Kimin İçin Çalıyor ??

Astronomik Saat Kulesi'nin Önündeyim. Heyecanla bekliyorum :)


Prag Old Town Meydanı'nda bulunan bu saat kulesi ortaçağdan kalmadır. Saat üzerinde 12 burcu sembolize eden 12 dilim yeralmaktadır. Saatin bu kadar popüler olmasını sağlayan sadece astronomik saat olması değil bir de animasyon sergilemesidir.

Saat kulesinin yapımıyla ilgili birçok hikaye anlatılmaktadır. Bunlardan en bilineni; 15.yy da saat ustası Hanus tarafından yapılmış, planlarını hiç kimseyle paylaşmamış olmasıdır. Benzerini başka yerde yapacağı söylentisini duyan yönetim, bunu önlemek için kendisinin gözlerini kör etmiştir!  :( Onlardan öc almak isteyen saat ustası saate zarar vermiş ve hiçbir zaman tamir edilememiştir. Burada içimden "Ohh olsun yönetime" dedim :) 

Mark The Colour Man ...

ONUNLA  TANIŞTIM

Herkesin hayata geliş amacının olduğunu biliyorum. Bu dünyada doğup, büyüyüp, yaşayıp, ebediyete gidelim döngüsünde,yaşarken varoluş sebebimizi bilmemiz ve ona göre hareket etmemiz gerekiyor. Bu soruyu dönem dönem sorduğum ve cevabını alırsam farkında olmayı dilediğim zamanlar da oldu. Şükür, mesajlarımı aldım. Kabule geçtim. Darısı başınıza ..

Venedik'te, Olmak İstediğim Yerdeyim ;)


İtalya seyahatimden önce Venedik'e dair fotoğrafları inceliyordum. Beni en çok etkileyen kadraj buydu. Hatta bu fotoğrafı şirket bilgisayarımda masaüstüne kaydettim.

Venedik'te Olmak İstediğim Yer ...

Guide'M Yeni Yıl Mesajı ;)


2014

öyle bir yıl olsun ki;

Tüm hayallerimiz gerçekleşsin.

Farkındalıklarımız, hoşgörülerimiz artsın.

Sevgi sözcüklerimiz, kucaklaşmalarımız çoğalsın.

Merhamet edelim, Pati kafalar yuvalansın.

Bolluk&bereket gelsin cebimize, evimize ..

Sağlıkla! 



Verona Meydanı'nda Aperol Spritz Vakti ...

Tarifini de aldım ;)

MOSTAR KÖPRÜSÜ ve SAVAŞIN İZLERİ ...

Çocukluğumdan beri etrafımda Boşnak- Yugoslav (eski adıyla) göçmeni birçok arkadaşım, komşum oldu. Öyle güzel hikayeler anlatılırdı ki oradaki yaşama, bereketli topraklarına dair, büyülü bir yer gibi algılardım. Onlar yaz tatillerini, bayramları geçirmek için gittiklerinde, annemler izin vermiyor gidemiyorum diye sitem ederdim. Mostar Köprüsü'nü görmeyi çok isterdim.

Dubrovnik Yolcusu Kalmasın ...


Erken rezervasyon yaptıranlara, izin tarihleri aylar öncesinden belli olanlara 4 yıldır gıpta ile bakıyorum. Bizde son anda tatile çıkıyoruz mesajı verilir, ne yapsam moduna geçilir ve kısa sürede seçim yapılır. Genelde arkadaşlarımın programları önceden belli olduğu için yalnız tatile çıkarım. Belki bu benim tercihim olsa batmaz ama zorunlu bir hal aldığı için artık rahatsız ediyor.

Gezimin detaylarına geçemeden, çift/grup olarak seyahat edenlerden ricam olacak. Olur da bana bir seyahatinizde rastlarsanız, yanlız seyahat ediyorum diye amacımın "bu seyahatte birini bulurum" olmadığını bilin lütfen! Her yalnız bayanı bu gözle süzmekten ve tavırlarınızla itmekten vazgeçerseniz herkes adına daha hayırlı, huzurlu ortamlar olur. İnanın birilerini ayarlamak için bu kadar uzaklara gitmeye gerek yok. Niyet etmek yeter ;)

Çölün Süprizleri ...


O kadar çok ki hangisinden başlayayım diye düşünüyorum. Neyse, ben yazmaya başlayayım hepsi satırlar arasında bir bir yerini alacaktır ;)


Mısır seyahatimde tanıştığım rehber arkadaşım Moustafa, kendi ülkesindeki siyasi problem yüzünden maalesef Dubai'de çalışma kararı almış ve sigortacılık işine başlamış. Bende Şubat'ta nereye gidilir, ne yapılır diye düşünürken ve bir de iş stressinden bunalmışken, hava değişimi olur Antalya'ya giderim diye plan yapıyordum. Mailleşiyoruz, "Neden buraya gelmiyorsun?" dedi. O'na "Güzel olur" yazıyorum ama bir yandan da vize işlemleri zaman alır, izinli olduğum döneme yetişemeyebilir diye endişem var. Gene de tüm negatifi boşverip, turları inceledim. ETS'de super bir alternatif buldum. Fotoğrafım dahil tüm evrakları scan edip onlara gönderdim tüm işleri 5 gün içinde hallettiler, vizem hazırdı :) Alternatif otellerden birini seçtim. Seçim yaparken odaklandığım iki nokta vardır; otelin güvenilir+temiz olması (tavsiyeleri değerlendiririm genelde booking.com'dan araştırırım) merkezi bir yerde olması. Dolasıyla seçtiğim otel metroya yürüme mesafesindeydi. Metro ağları, temizliği, konforu, güvenliği, modernliğiyle tam olarak günümüze uygun yapıya sahip. İlk süpriz bu oldu :) İş çıkış saatlerinden itibaren kalabalıklaşıyor. Aklınızda olsun en son vagon hanımlara ait. Ona bindiğinizde kalabalık hiç rahatsız etmiyor. Yanlışlıkla bu kabine binen bir erkek olursa yıldırım çarpmış gibi uzaklaşıyor :) Çünkü Yasak! Cezası da çok yüksek. Yakın mesafelerinizde ise taksiyi tercih etmenizi tavsiye ederim. Fiyatlar bize göre gayet uygun. Ne de olsa petrol ülkesindeyiz-son demlerini yaşıyor olsalarda. İlk fırsatımda kendi otelimden 7 yıldızlı meşhur otel Burj Al-Arab'ın yan tarafındaki plaja taksiyle gittim. Bu plajı rehberimizle şehir turu yaparken gözüme kestirmiştim.

Herşey Ne Kadar da Küçük !

Burj Khalifa'nın 124. Katından ;)


828 m. yüksekliğinde dünyanın en yüksek binası olma namına sahip bu bina, paranın cennete çevirdiği bir diyarda Dubai'de. Çöl kumlarına inat inşa edilmiş, mimarlık&mühendislik dehalarından bir örnek.160 katı kullanılabiliyor. 150. kattan sonraki katları çelikten ve bu yüzden dünyada ilk betonarme kütle üzerine çelik konstrüksiyonla devam edilen bina ünvanını kazanmış.


Resmi açılışını gösterişli showlarla 4 Ocak 2010'da yaptılar. Birçok akşam bahçesindeki büyük havuzda lazer, ses, su ve renk bütünlüğüyle yapılan showlar var, mutlaka izlemelisiniz. Bu arada bu showlarda, binanın yapımında emeği geçen kişilerin ülkelerine de teşekkürlerini iletiyorlar. Bunlardan biri de Türkiye. Türklere karşı saygı&sevgi dolular. Hoş biz bunu uluslararası ilişkiler platformunda halen avantaja çevirebilmiş değiliz. Takılı kalmışız kendini hızla tüketen Avrupa Birliği'ne. Niyeyse ..

Kulağıma AŞK Serenatları Geliyoorrr !

Çünkü Verona'da Gulietta’nın balkonundayım.

Romeo‘dan o güzelim serenatları duyduğu yerdeyim ..
Nasıııl büyülü bir yer! Balkonunun altında gözgöze geldiğim kendi Romeo’mu bile hayal ettiriyor bana ;)


Bende bir gezenti var, benden öte ...


Elimde değil hakim olamıyorum;
İçimde hep “Hadi gezelim” diyen ve sonrasında hooop kendini seyahatte bulan bir gezenti var.
Bazen ruhuna, bazen uzak diyarlara, bazen kapı komşusuna bir gidesi var bu gezentinin.
Yeni yerler, kültürler keşfedesi, insanlar tanıyası, kare kare her anı fotoğraflayası var.
Şirkette kullandığı kurumsal kimliğine inat, coşkulu, cıvıl cıvıl...
Sizde takılın bu gezentiye ! Haydi hep beraber gezmeye.