Gaudi'nin eşsiz mimarisi ...

Barselona’nın en ünlü mimari eserlerinin sahibi Gaudi, Art Nouveau akımının öncüsü olan ünlü bir Katalan mimardır. Fransız mimar Eugene Viollet-le-Duc ve “süsleme, mimarinin kaynağıdır” diyen İngiliz düşünür John Ruskin’in fikirlerinden etkilendiği söylenir. İyi ki de etkilenmiş 19. yüzyılın baskın tarihi stillerinin ötesine geçerek, kendi estetiğini yaratmış.

Sizlerle bazı eserlerini paylaşıyorum. Aynı fikirde olacağınıza eminim ;)

Casa Batlo :
Passeig de Gracia'da yer alan Casa Batllo şehrin ünlü yapılarından oluşan Mansana de la Discordia bölgesinde yer alır. Gaudi binayı Casanovas’ın siparişiyle yapmış.1906 yılında tamamlanmış. Bina, çarpıcı formlarla dolu ön cephesi, göz alıcı bacaları ve çatısıyla sıra dışı bir yaklaşımın ürünü olduğunu sergiliyor.
 
Bina, 2005 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne girdi.

Park Guell :
Mutlaka görülmesi gereken bir park. Kendinizi masal kahramanı olarak hissedeceksiniz.
 
  
Dönemin kraliçesi yurtdışından seramik sipariş ediyor ve bu ürünlerin tamamı ülkeye gelirken yolda kırılıyor. Ürünleri satan firma geri almayınca da Gaudi bu kırık seramikleri parkın yapımında kullanıyor ve buradaki farklı mimari tarzını yakalıyor. Bazen şartlar kötü gittiğinden bundan yakınmak yerine lehimize kullanmak bakın bize neler sağlıyor ;)

Kırılan seramikleri kullanım şekline bir örnek

  

Gaudí'nin bir dahi olarak kabul edilmekle birlikte renk körü olduğuna dair bir iddia var. Bu iddiaya göre, yardımcısı Joseph Maria Jujol olmadan eserlerini yaratması mümkün değildi deniyor.

 
Eserlerinin süslemesinde hayvan figürlerine bolca yer vermiş.


Parkın içerisinde enteresan sütunlarla süslü gezi yolu da dikkati çekecek çalışmalarından ..

La Sangrada Familia :

İnşaası halen devam ediyor.

La Sangrada Familia Gaudi'nin hayatını adadığı en ünlü eseridir.1882’de Francesco de Paula Villar y Lozano tarafından yapımına başlanan bu kiliseyi tamamlama işi 1883’de kendisine devredilmiş. Ölümüne kadar sadece burası ile uğraşmış.Tüm mimari bilgisini, karmaşık semboller sistemi ve inancın gizemlerine ilişkin görsel açıklamalarla birleştirerek bir 20. yüzyıl katedrali yaratmayı arzuluyormuş. Stüdyosunu da inşaata taşımış. 1926'da, 74 yaşında bir tramway kazası sonucu projesini tamamlayamadan ölmüş ve La Sangrada Familia'ya gömülmüş. Fotoğrafta da görüldüğü üzere kilisede halen çalışmalar devam etmektedir. 100. yıl hatırına tamamlanacağı söyleniyor. Yani 2026 yılında.
 
Bazı bilgiler için Vikipedia'dan faydalandım.

Gaudi, kuleleri tasarladıktan sonra bu kulelerin Barselona'ya gelecek olan gezginler için mükemmel bir karşılama olacağına inandığını belirtmiş ve kulelerin tepesindeki süslemelerin cennet ile yeryüzü arasında bir bağlantı sağlarmış gibi göründüğünü de ifade etmiş. Passion ve Nativity adı verilen  ziyaretçilerin ekstra ücret karşılığında çıkabileceği iki kule var. Ben Passion'u tercih ettim. Çıkış ve inişleri asansör eşliğinde yapabilirsiniz ya da 370 basamaklı sarmal merdivenleri tercih edebilirsiniz.


İç mekan yüksekliği 90, genişliği 60 metre. İçeri girdiğinizde harikulade cam işçiliğiyle yapılmış rengarenk camlardan süzülen ışıl ışıl ışık, sütunlar ve tavan süslemelerine bakmaya doyamayacaksınız.
 
Gaudi, doğanın yaratıcılığından etkilenip eserlerine yepyeni formlar vermiş. Mesela, buranın iç yapısını ayakta tutan kolonlar dallanıp budaklanan ağaçlar şeklinde tasarlanmış. Ayrıca süslemelerde 100'den fazla hayvan figürü kullanılmış.Tavandaki muhteşem dizayn yıldızların altında dolaşıyormuşsunuz hissini verecek.
 
Yıldızlara bakıyorsunuz ;)
 İçeride oturma yerleri, farklı noktalarda da dua yerleri var. Arzu ettiğiniz yere oturun. Derin derin birkaç nefes alıp sakince verin. Burada öyle bir derinlik var ki çekinmeden kaptırın kendinizi! Kimbilir varılacak duraklarınız, hesaplaşacak kişileriniz vardır. Sayın, sövün ancak sonunda affedin sizi üzünleri, kıranları. Serbest bırakın duygularınızı. Duygusal valizinizi boşaltıp, çıkın. Kuş gibi hafif ;)

Ziyaretçilerin arasında esprili bir soru dolaşıyor; "Gaudi'yi Barcelona'dan alın, geri neyi kalır ki? " :)

3 yorum:

Adsız dedi ki...

Mehtap harika bir gezi ve muhteşem resimler.. Bayıldım ne diyebilirim ki!! Eline diline yüreğine sağlık arkadaşım:)
Özlem

Adsız dedi ki...

Fotoğraflar gerçekten çok başarılı! Sizi de yazılarınızı da seviyoruz, yola devam :)
Tuba

Adsız dedi ki...

Yazıyı okurken kendimi orada hissetim. .İnşallah bir gün gezme şansım olur. Bilgileri çok güzel aktarmışsın.
Sevgilerimle,
AB

Yorum Gönder